Blog


KAYGI VE KAYGIYLA BAŞA ÇIKMA YOLLARI

Çocuklarda alışılmamış ya da korku veren bir durum, nesne ya da kişiyle karşılaşılması, çocuğun yaşadığı iç dış çatışmalar, çocukta kaygı durumları oluşturabilir. Korkular bilinçli olarak bilinen ve tanınan bir tepkidir fakat kaygı genelde belirsiz olan tepkilerdir. Kaygı, korkudan daha şiddetli ve uzun süreli olabilir. Bebeklik döneminde karşılanmayan gereksinimlerin ya da çocuğun bakımını üstlenen kişiye karşı oluşan aşırı bağımlılık karşısında ayrılma düşüncesi en ilkel kaygı durumlarından biridir. Çocukların kayıpları, hızlı değişen durumları ya da yaşamlarındaki değişiklikleri anlamaları zordur. Yeni etkinlikler keşfederken heyecan duyacağı ya da yeni deneyimlerden keyif alacağı yerde, onlarda birtakım riskler ve tehlikeler sezip kaygı durumunu ortaya çıkarır. Kaygının her yaşa göre şiddeti ve sürekliliği değişir.

Çocuklarda kaygı okula başlama, eve kardeşin gelmesi, arkadaş edinememe ve kabul görmeme, varlığını tehdit eden tehlikeler, anne baba tutumları, içsel çatışmalar, belirsizlik gibi etkenler sonucu oluşabilir. Kaygı oluşum durumlarından bir kısmı da anne baba tutumlarıyla ilgili olabilir. Aşırı reddedici tutumlar, küçük düşürücü tutumlar, ceza içerikli tutumlar, psikolojik ya da fiziksel baskı altında tutulma, aşırı koruyucu tutumlar, tutarsızlıklar, yeterince ilgi ve sevgi görememe çocuklarda kaygı durumları yaratabilir. Anne veya babanın genel anlamda kaygıyı bir yapıya sahip olması dahi çocuğa geçebilecek bir etkiye sahiptir.

KAYGI DURUMU İLE BAŞA ÇIKMADA EBEVEYNLERE YARDIMCI OLABİLECEK İPUÇLARI

Çocukların gelişiminde fiziksel ve zihinsel yönden olduğu kadar sosyal ve duygusal yönden de desteklenmeleri oldukça önemlidir. Çocukların anne ve babası tarafından sevilmesi, desteklenmesi, ilgi görmesi duygusal gereksinimlerini oluşturur. Bunların karşılanmaması ya da sekteye uğraması durumlarında çocukta olası bir kaygının zeminini hazırlamış olur. Doğdukları andan itibaren kaygılı tutum ve düşüncelerle yetiştirmekten yerine sevgi ve güven duygusu içinde hoş görülü ve tutarlı davranışlarla yetiştirilmeye çalışılmalıdır.

Baskı kurmadan, aşırı tepkiler vermeden, eleştirmeden çocuğun yaşadığı duyguları olduğu gibi karşılamak çok önemlidir. Bunu yok etmeye çalışmak ya da engel olmak yerine ağladığı veya öfkelendiği zamanlarda onu anladığınız ve bu duyguları onun paylaştığınızı bilmesi ona çok iyi gelecektir. Özellikle ağladığı zamanlarda bedeninde ne gibi değişiklikler olduğuyla ilgili sohbet etmek, duygusunu tanımlamasına yardımcı olacaktır. Ağladığı zamanlarda gözlerinizi kapatıp birbirinize temas edip “Ben buradayım, yanındayım ağlayabilirsin” şeklinde cümleler söyleyerek duygusunu yaşamaya izin verebilirsiniz. “Şu anda öfken ne renk? Hangi şekle benziyor?” gibi sorular sorarak duygusunu tarif etmesini isteyebilirsiniz. “Bu duyguyu vücudunun başka neresinde hissediyorsun?” gibi sorular sorarak çocuğunuzu rahatlatabilirsiniz.

Kaygının oluşmasında en temel faktörlerden bir tanesi de belirsizliktir. Lütfen merak ettikleri her şeyi sormalarına izin verin. Belirsizliğin oluşmaması için yaşanan durum için yaş seviyesine göre net bir bilgilendirme yapmak gerekir. Cevabını bilmediğiniz sorularda paniklemek ya da geçiştirmek yerine cevabı en kısa zamanda öğreneceğinizi açıklayabilirsiniz böylece onu kaygılandırmadan nasıl cevap vereceğiniz ile ilgili zaman kazanmış olursunuz. Buna bağlı olarak kaygı durumunda çocuğu dinlemek de oldukça önemlidir.  Karşılıklı konuşmak, sohbet etmek en sağlıklı ve doğal yollardan biridir.

Psikolojik anlamda sağlamlıklarını korumak için birlikte kaliteli vakit geçirmek yararlıdır. Birlikte yemek hazırlamak, çeşitli oyunlar oynamak, resim yapmak, şarkı söylemek, film izlemek, bir şeyler keşfetmek gibi etkinlikler çocukla aranızdaki iletişim becerilerinizi arttırır. Bu sayede onu en doğal yollardan gözlemleme ve olaylara verdiği tepkileri görme olanağınız oluşur.

Yeni doğacak kardeş, yeni bir eve taşınma, okula başlama ya da yeni bir okula başlama, kısa süreli ya da uzun süreli ayrılıklar gibi köklü değişiklerde çocuğu öncesinde mutlaka hazırlamak gerekir. Konuyla ilgili konuşup, düşüncelerini almak; konu hakkında ne düşündüğüyle ilgili size ipucu verecek ve belki de aklına gelmeyen konular hakkında yapmayı planladığınız açıklamaların önüne geçecektir. Düşünceleri üzerine konuşmak olası kaygı durumunun önceden önüne geçmenize yardımcı olur.

Çocukta oluşan bir kaygı durumunda çocuk mutlaka takibe ve gözleme alınmalıdır. Kısa süreli ya da geçici olmadığı durumlarda sınıf öğretmeni ve okul rehber öğretmeni ile iletişime geçilmeli ve iş birliği halinde hareket edilmelidir.

KAYNAKÇA

Morris, Desmond (2013), İş Bankası Kütür Yayınları, Travma ve Kaygı, 156

dhgm.meb.gov.tr/yayimlar/dergiler/Milli_Egitim_Dergisi/145/alisinanoglu.htm

https://.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2020_03/30112459_ailecocuk.pdf

https://.ankara.edu.tr/wp-content/uploads/sites/6/2020/03/cogepdercovid-19rehberi30mart2020.pdf.pdf


GİZEM ERAKSOY ERGUN

REHBER ÖĞRETMEN